Merhaba, oyun geliştirmeye hazırlık yazı dizisinde can alıcı noktalardan birine daha geldik. Oyun türü konusu gerçekten çok önemsenmeyen ancak olabildiğinden çok önemli bir noktadır. Çünkü oyunun konusu, senaryosu doğru oyun türü ile buluştuğu zaman anlamlı olur ve o zaman iyi bir oyundan bahsedilebilir. Lafı fazla ucu açık cümlelerle süslemeden direk anlatmak istediğim konuya girmek isterim.
Türler başlıca Action, Adventure, Role-Playing, Racing, Strategy ve Sports şeklinde bir sürü kombinasyon yapılabilen ve özel olabilen türler ile birlikte sayılabilir. Burada tür seçilirken kesinlikle senaryonun ve yapılmak istenen oyunun konusu ile ilgili bir seçim yapılması esastır. Tamamen bir örnek üzerinden gidecek olursak. Boğaz Harbi konusu Çanakkale Savaşı ve adı da “Boğaz Harbi” olduktan sonra, anlatılmak isteneni ve insanlara verilmek isteneni masaya yatırmıştık. Burada tamamen istediğimiz insanların savaşı tıpkı orada yaşıyormuşcasına oynaması ve o hissiyatı bir nebze olsun anlayabilmesi ve tüm bunların yanında aslında çok üstün körü öğretilen tarihini, Çanakkale’yi bu yolla daha kalıcı ve eğlenceli bir şekilde öğrenmesini sağlamaktı. (Bu ne kadar başarılı olacak ve hedefe ulaşacak zamanla öğreneceğiz ancak konumuz bu değil)
Bu noktada insanlara hem o aksiyonu verebilmek hem de savaşı iyi anlatabilmek için, birebir aksiyona katıldığı ayrıca sinematik sahneler ile senaryoyu çözebildiği ve aslında temelde Çanakkale’yi öğrenebildiği bir tür seçmemiz gerekiyordu. Tüm bunların yanında karmaşık ve komplex bir oyun türünden ziyade, bulunduğumuz kültürde kabul görmüş ve “bu şunun gibi bir oyun değil mi?” sorusuna bilindik cevaplar verebileceğimiz bir tür seçmemiz gerektiğini düşündük.
Lise yıllarının ilk senesinde internet kafelerden çıkmayarak uğruna okulu kırdığımız Counter-Strike ve önemli bir nokta olan görev bazlılık ve sinematik sahnelerin varlığı açısından da yine ülkemizce bir hayli kabul görmüş ve serisinin tüm oyunlarını oynayıp hayran kaldığımız Call of Duty örnekleri ele alındığında oyunumuzun türü çok bariz kendini belli etmekteydi. Action tarzında FPS (First Person Shooter) bir oyun ile Boğaz Harbi’nde Çanakkale Savaşı için vermek istediğimiz herşeyi verebileceğimizi düşündük. Hem kişi aksiyona girerek sinematik sahneler ile Çanakkale’yi öğrenecek hem de FPS oyunlarla olan tanışıklığını fazla zorlamadan Boğaz Harbi üzerinde uygulayabilecekti.
Özetle oyunun konusu, senaryosu ve oyunun hedeflendiği kitle/kültür tür seçimi yaparken dikkate alınması gereken unsurların başında yer alıyor. Bundan sonrası ise tamamen yapımcıların zevkine kalmış.
Platform üzerine de biraz konuşmak isterim. Platform burada oyunun yazıldığı ortamı temsil eder ki PC, Mac, Linux, PS2, PS3, Xbox360, Wii, Nintendo DS, PSP bla bla gibi uzayıp gidiyor. Bu bilindik platformların dışında son zamanlarda çok ön plana çıkan ve pek hardcore olmasa da casual tarafta kısa zamanda iyi ün kazanan iki platformdan bahsetmek istiyorum: iPhone ve Facebook.
Gerçekten hayatımıza girdikten sonra sosyal boyutunun yanında, oyun dünyasında da bir sürü eleştiriye konu olan bu iki platform, kolay dağıtım, hızlı getiri ve kolay ulaşılabilirlik gibi konularda alışılagelmiş platformlardan sıyrılmaya başladı.
Çevremden gördüğüm kadarı ile bu işe yeni başlayanların hemen bir oyun motoru satın alıp 3b oyun yapmaya girişerek modelleme, animasyon, illüstrasyon ve programlama gibi bir çok alanı tek başına yapmak isteyip de yitip gittiklerini ya da 5-6 sene geçmesine rağmen ortaya birşey çıkarılamamasını tamamen bu konudaki eksikliğe bağlıyorum. Bu işe yeni başlayıp da birkaç kişi birleşerek oyun geliştirmek isteyen çok ekip tanıyorum ve çoğu 3b büyük bir oyun yapmak için uğraşıyor. Ancak kolay getiri sağlayabilecekleri, kısa zamanda ürünler çıkarabilecekleri ve kolayca dağıtabilecekleri mecraları seçmek yerine 3b oyun tarafını seçtiklerini görüyorum.
Bir diğer yandan kısa bir süre sonra bu kervana katılacak ve benim görüşüme göre dengeleri biraz bozacak olan Windows Phone 7 var ki, bu iki yeni aktörün arasına katılarak social gaming kanadını güçlendireceğe benziyor. Hobi olarak bu işe başlayan, kısa zamanda güzel işler çıkarmak isteyen ve en önemlisi, büyük ve önemli bir senaryosu, konusu olmayıp da yitip gidecek oyunlar yazmaktansa bu tarz kısa vadede güzel işler çıkarabilmek daha faydalı olacaktır diye düşünüyorum.
#1 - oyun geliştirmeye giriş
#2 - oyun dünyası
#3 - oyun türleri ve platformlar
#4 - oyun bileşenleri
#5 - oyunda görev dağılımı
#6 - oyun motoru seçimi








